14 Ocak 2009 Çarşamba

bak şimdi! noldu şimdi?


Çığlık çığlığa bir kadın var karşımda. Parmaklarının her hareketinde dingin bir deprem yaratan.
"Aşk var mı" diye soran ve cevap bekleyen üstelik. Raslantısal gece ışıklarının karşısında kendimi ne hissedersem bir o kadar yaşıyorum karşısında.

Karar vermek ne kadar alıkoyar yaşamdan köprü ışıklarının karşısında? Verilen kararda asılı kalmak peki? Karşıdaki japon ağacının gölgesinde görmek kendini koşulsuzca...

Kahvedeki Aragon’u bile bile kaçak oynanıyorsa bir de, Birsen her “seni sevdiğimden gelirim ben bu yere” diye sessiz çığlıklarından attıkça kaçası gelir özgün kişinin. “Buralardan gitmeli” der özgün kişi, “buralar gitmeli” diye yanıt verir kişi özgün. Şizofreniye ne kadar yakınlaşırsan o kadar siyahsındır. Siyah yakışır.

Bir baksan yakından, ırak olur her köşem şimdi.

İstanbul, Ortaköy

2 yorum:

eva dedi ki...

ortaköy, köprü ışıkları,Japon ağacı, Birsen, şizofreniye ne kadar yakınlaşırsan o kadar siyahsındır...Ne kadar tanıdık, ne kadar...Ah...İçim cızzzzzz...

dem dedi ki...

tanıdık kokular, ne hoşlar:)

Bu bir senaryo mu, kaleminden yaratılan?

Parmaklarımla kendime doğru ittirdiğim kristal viski bardağının içindeki beyaz şarabın her yudumunun, Cihangir’deki sohbetlere meze yapılış...